• DUYURU:
    Hepinize lütuf ve esenlik olsun!
    Forum sayfalarımız henüz aktif değil ve forum sayfalarımızı oluşturmak için çalışıyoruz. Bu yüzden tüm sayfalara henüz erişemiyorsunuz.
    Gönderdiğiniz mesajlar forum aktifleştikten sonra yayınlanacaktır. Bu süre içerisinde gönderilen mesajlarınız incelenmek üzere bekletilecektir.
    Kısa bir süre sonra tüm bölümlere özgür bir şekilde ulaşabileceksiniz.

Fener Patrikhanesi ve Rus Patrikhanesi

Mahresi

Yeni Üye
Ortodoks kardeşler Fener ve Rus patriklerı arasındaki mücadeleye nasıl bakıyor?Böyle bir durumda bir taraf tutmak Hristiyanca bir davranış midir?
 

Alexios

Yeni Üye
İstanbul Patrikhanesi ve Moskova patrikhanesi arasında, inançsal olarak bir farklılık yoktur. Aynı inanç:Ortodoks inancı, aynı liturguie- Ayni ayin vardır. Sorunun başlangıcı, Moskova patrikhanesine bağlı Ukrayna ortodoks kilisesinin autocheply (bağımsızlaştırılarak) İstanbul ekümenik kilisesine bağlanmasından kaynaklanmaktadır. Sorunun özü, ABD ve Rusya arasındaki siyasal güç çekişmesidir.Roma katolik kilisesini ele geçiren ABD, Rusya'nın ortodoks toplumu üzerindeki eğemenliğini kırmaya yönelik yaptığı bir operasyon. Ortodoks inancı ile hiçbir ilgi ve alakası yok.Ben bu ayrışmanın bir an önce sona ererek tekrar birleşmenin sağlanmasını ve inancımız üzerindeki siyasallaşmanın bir an önce sona ermesini Tanrı'mız İsa Mesih'den diliyorum. İnsanlar birbirine daha fazla düşman oldukça birleşmenin çok zor olacağını düşünüyorum. Moskova kilisesine bağlı tüm ortodoks inançlılar benim RAB önünde kardeşimdir.Ayrılık değil birlik ve bir olma, iri olma zamanıdır.
 

Yuhanna

Yeni Üye
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Sevgili kardeşim, Alexios abinin aktardığı gibi maalesef bu anlaşmasızlıklar sadece siyasidir ve bizler yani imanılılar için bir anlamı yoktur. Ben izlediğim yol İsa Mesih'in yoludur herhangi bir pederin veya metropolitin yolu değil! Kafanızı böyle şeyler ile karıştırmayın ve sadece kendinizi imanınıza konsentre ediniz. Yüce Rabbimiz daim sizinle olsun Amin.
 

Cem

Yeni Üye
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Merhaba, yanlış anlamayın ama eğer bir pederin veya metropolitin yolunu izlemiyorsanız neden Papa yada Patrik gibi insanlar Kutsal Kitap üzerinde söz sahibi olabiliyor? Sonuçta Meryem Ana'nın yüceltilmesini ve dolayısıyla izlediğiniz yolu değiştiren bir peder yada metropolit gibi insandı. Kutsal kitapta yazmayan bir çok şeyi sonradan inanca gelenek adı altında ekleyende bu insanlardı. O zaman sadece İsa Mesih'in yolunu izlemek kutsal kitap dışında nasıl mümkün olabiliyor?

Ayrıca kilise hem havarisel olup hem de siyasi anlaşmazlıklar yaşayabilir mi? Siyasi konularda bile tutarsız ve anlaşmaz olup kendini havarisel ilan eden bir kiliseye Tanrı hakkındaki öğretişleri hakkında nasıl güveniyorsunuz?
 

Alexios

Yeni Üye
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Sevgili kardeşim Cem, benzer tartışmalar ve bölünmeler hristiyanlığın ilk dönemlerinde de vardı, şimdi de var ve gelecekte de olacaktır. Yuhanna kardeşimin ifade ettiği gibi, biz kişilere tapmıyoruz. Ekümenik patriğimiz Barthelomos ya da Moskova Patriği Krill, olması mümkün değil ama en kaba bir örnek olarak, inancını değiştirirse biz demi değiştireceğiz ? Ruhbanların tümü insandır ve herkes gibi onlar da hata yapabilirler. Ruhbanların tümü, İsa Mesih'in hizmetçileridir. Bizim görevimiz, ortodoks hristiyan olarak, inancımızın gereklerini yapmak. Patriklerimiz bu sorunları aralarında konuşarak açacaktır. Geçmişte yaşanmış sorunlar nasıl aşılmışsa,aynı şekilde yanlış uygulamalar-ki burada inanç ve öğreti düzeyinde bir farklılık yoktur- düzeltilecektir.
 

Yuhanna

Yeni Üye
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Esenlikler; yağnış anlaşıldım veya konuyu başka yere çekmek istiyorsunuz. Öğretimiz / Teoloji kesin olarak değişemez. Misal; bir peder kendi cemiyetinde yaptığį hataların arkasında gidecek değilim ancak incilden okuduğu zaman bu benim için geçerlidir. Meryem ana ile ilgili yazmışsınız; Meryem ana öğretisini bir peder, bir Metropolit veya bir patrik belirmemiştir. Bunu bir konsil kutsal ruh aracığı ile belirtilmiştir. Konuyu saptırıyorsunuz maalesef. Son yıllar da katolik kilisesin de yaşananlar kendi öğretilerine zarar vermemiştir..bazı protestant kiliseler eşcinselere evlilik sakramenti vermiştir şimdi bunlar protestant öğretiyi değiştirmişmidir? Şimdi aklıma İsa Mesihin bir sözü geldi; aranızda günahsız olan ilk taşı atsın!

Biz insanlarız maalesef günah işleyebiliyoruz. Pederler / pastörler öyle Metropolit / piskopos öyle ve patrikler ve papalar da öyle ama asla bunlar bir hristiyan öğretiyi değiştiremezler. Sayın Fener rum Patriği, Ukrayna konusunda yalnız karar almamıştır onunla beraber kutsal meclis mevcuttu karar alışında.
 
Rusya'nın yüzyıllardır sürdürdüğü dini siyasi baskı aracı olarak kullanma politikasına Patriğimiz I. Bartholomaios hazretleri tarafından bir Ağabeyin (eşitler içinde birinci) verdiği cevaptır. Ortodoksluk siyasi oyuncak değildir. Rusya bunu öğrenecektir.
 

Alexios

Yeni Üye
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Ortodoks apostol kardeşim, burada ülke ve siyasi eğilimleri inancın içine sokmamak gerekir. Rusya'da inanç, Sovyetler birliği yıkıldıktan sonra güçlenmiştir. Rusların çok inançlı ve tüm ortodoks geleneklere bağlı hristiyanlar olduğuna tanık oldum.Geleneklerine ve inançlarına çok bağlıdır. Örneğin Sofya'da, Alexandre Nefsky kilisesi'nde pazar ayininde 10-12 kişi varken, 150 mt. aşağıdaki Rus kilisesi tıklım tıklım dolu ve ayini başından sonuna kadar aynı inançta tamamlıyorlar. Moskova Patriğine bağlı kiliselerdeki tüm ortodokslar, bizim RAB önündeki kardeşlerimizdir. Yuhanna kardeşimizin yazdığı gibi, Patrik de olsa, insandır ve yaşayan her insan hata yapar, günah işler. Bizim gibi ortodoks inançlı üyeler, bu sorunu en kısa zamanda atlatarak tekrar birleşmeleri için dua etmeliyiz.
saygılarımla.
 

Refai

Yeni Üye
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Evet ama Kiliselerde daha çok bayanlar ve özelliklede yaşı belirli bir sınırın üstündeki bayanlar mevcut. Rusya'da erkekler ve gençlerin Kiliseye gitme oranı bir hayli düşük. Aynı zamanda Hristiyanlık sadece Pazar günleri Kiliseye gitmekten ibaret bir inanç sistemi değil. Mesela Rusya'da ki sosyal yaşamın ne kadar Hristiyanlığa uygun olduğu bence bir muamma... Hatta bir kaç yıl önce bir Rus patriğin sosyal medyada yayınlanmış olan bir konuşması vardı. Böyle giderse Rusya'nın Hristiyan kimliğini kaybedeceğini söylüyordu ve Rus toplumunun yaşam tarzını eleştiriyordu. Bence de haksız değil.
 

Alexios

Yeni Üye
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Türkiye'de bayanlar gidiyor olabilir, zira erkelerin çoğunluğu ortodoks değil. Ama Rusya'da gördüklerim senin yazdığın değil. Pazar günü kiliseye bayan-erkek-çocuk-asker herkes katılıyor. Yunanistan'da da öyle. Oradaki ortodoks hristiyanlar ortodoks geleneklere son derece bağlı. Rus patriğinin söylediği noktalar her ülke için gerekli bence. Sana göre hristiyan yaşam nasıl olmalıdır ? Muamma- anlaşılamaz olan nokta nedir, sana göre ?
 

Yelisey

Yeni Üye
Ukrayna kilisesinin bağımsızlaşması çok iyi oldu. Rusya devleti kiliseyi siyasi kendi oyuncağı olarak görüyor. Azerbaycanda oturuyor ve rus ortadoks kilisesine bağlıyım. Eski sscv devletlerinde din tamamen kgb oyuncağı, din adamlarının çoğu da dini tahsili olmayan kgb ajanları.
 

Alexios

Yeni Üye
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Sevgili kardeşim yazdığın ifadelerin bir kaynağı var mı ? ABD ve diğer ülkelerin, özellikle kiliseler üzerinde egemenlik kurmak istedikleri, böldükleri ve parçaladıkları ortadadır. Synodique Ukrayna kilisesi, hala Moskova patrikliğine bağını muhafaza etmektedir. Biz patrikler arasındaki ssiyasal konuları değil, ortodoks inancımızı savunuyoruz.
 

Refai

Yeni Üye
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Bana veya bir başkasına göresi yok. Kutsal Kitap'ta bir Hristiyan'ın nasıl bir yaşam tarzına sahip olması gerektiğine dair pek çok ayet vardır. Bu konu açık ve nettir. Benim söylemek istediğim konu, Kiliselerin doluluk oranının, bir toplumda Hristiyanlığın tuttuğu yer açısından tek kriter olamayacağıdır. Hristiyanlık, sadece Pazar günleri ibadetlere katılmaktan ibaret bir inanç değildir. Yanlış anlaşılmasın burada bir toplumu yargılama amacı gütmüyorum. Fakat evlilik dışı ilişkilerin, alkolün, uyuşturucunun yaygın olduğu bir toplum yapısı, Hristiyanlığa uygun değildir. Kiliselerdeki doluluk oranı kadar bu tür konulara da bakılması gerektiğini düşünüyorum. En azından bir toplum hakkında olumlu veya olumsuz bir genelleme yapılmadan önce...
 

Alexios

Yeni Üye
Alkol, uyuşturucu, evlilik dışı ilişkilerin en yoğun olduğu ülkeler, ekonomik olarak çöküntünün kenarındaki ülkelerdir. Bu uygulamaların hristiyan inancı ile uzaktan yakından ilişkisi yoktur. Senin bu konuda Avrupa ülkelerinin sahip olduğu verilerin var ise paylaş. Yok ise zaten genelleme yapmış oluyorsun. Ne Rusya, ne de diğer Avrupa ülkelerinde dini bir yönetim yoktur. Devlet başkanlarının ve hükümet üyelerinin inancı olabilir ama ülke yönetimi laik'tir. Avrupa ülkelerinde, din adamlarının maaşları ve kilise giderleri, devlet tarafından değil, o kiliseye ait inançlılar tarafından karşılanır. Rusya ve önceki sosyalist ülkeler dahil.
 
Çünkü Tanrı dünyayı o kadar çok sevdi ki, biricik Oğlu'nu verdi. Öyle ki, O'na iman edenlerin hiçbiri mahvolmasın, hepsi sonsuz yaşama kavuşsun. (İncil, Yuhanna 3:16)
Online Kutsal Kitap Tevrat, Zebur ve İncil okumak için tıkla!
Üst