Hristiyanlıkta Vejetaryenlik var mı?

Sol invictus

Yeni Üye
Öncelikle selamlar,
Çok uzun bir süredir vejetaryenim. Çocukluktan kalma travma ve kokulara karşı hassasiyetimin getirdiklerinden. Bununla ilgili olarak kutsal kitabın Yaradılış 1:29unda "İşte yeryüzünde tohum veren her otu, tohumu meyvesinde bulunan her meyve ağacını size veriyorum. Bunlar size yiyecek olacak." bölümünde hayvansal gıdanın geçmemesi beslenme açısından önemli bir ayet değil midir? Bu konuda fikriniz nedir?
 
Merhaba, bu konudaki hassasiyetiniz anlaşılabilir. Çocukluktan gelen travma, koku hassasiyeti veya vicdani sebeplerle et yememek elbette küçümsenecek bir şey değildir.

Yaratılış 1:29 önemli bir ayettir. Bu ayet, başlangıçta Tanrı’nın insana bitkileri ve meyveleri yiyecek olarak verdiğini gösterir. Aden’deki ilk düzenin şiddet, ölüm ve kan dökme içermeyen bir düzen olduğunu söyleyebiliriz. Bu yüzden vejetaryen beslenmenin yaratılıştaki barış ve uyum temasını hatırlatan bir yönü vardır.

Ancak Kutsal Kitap’ın tamamına baktığımızda, hayvansal gıda bütünüyle yasaklanmış değildir. Tufan’dan sonra Tanrı Nuh’a şöyle der:
Yaratılış 9:3: "Bütün canlılar size yiyecek olacak. Yeşil bitkiler gibi, hepsini size veriyorum."

Yeni Antlaşma’da da yiyecek konusunda imanlıların birbirini yargılamaması gerektiği öğretilir. Pavlus, bazı kişilerin yalnız sebze yediğini, bazılarının ise her şeyi yediğini söyler; fakat önemli olanın Rab’bin önünde vicdanla yaşamak olduğunu belirtir (Romalılar 14).

Bu yüzden Hristiyanlık açısından vejetaryen olmak mümkündür ve saygı duyulması gereken bir tercihtir. Fakat bunu bütün imanlılar için zorunlu bir ruhsal kural haline getirmek doğru olmaz. Aynı şekilde et yiyen birini de daha az ruhsal görmek doğru değildir.

Yaratılış 1:29, başlangıçtaki iyi yaratılış düzenini gösteren anlamlı bir ayettir; fakat Kutsal Kitap’ın tamamına baktığımızda hayvansal gıdayı mutlak olarak yasaklamaz. Bu konuda kişi, sağlık durumunu, vicdanını ve Tanrı’ya şükranla yaşama sorumluluğunu dikkate almalıdır. En önemli mesele ne yediğimizden çok, her şeyi Tanrı’nın verdiği bir armağan olarak şükranla ve ölçülülükle karşılamamızdır.
 
Geri
Üst