Baba, Oğul ve Kutsal Ruh hakkında sorularım var

valentinem52

Yeni Üye
merhaba Hristiyanlığı araştırırken bir soruya cevaben su örneğinin verildiğini gördüm. tehlis deniyor sanırım. H2O 3 hâlden oluşuyormuş fakat hepsi suymuş, tabi ki inandığınız tanrı için bunu sizin çok daha kompleks düşündüğünüzü biliyorum bu sadece bir benzetme. ben Müslümanım tek bir tanrıya inanıyorum, sizin inandığınız tanrıyla ilgili düşündüğümde de aklıma kendi inancım geldiği için kendi inancıma göre düşünüyorum belki de yanlış düşünüyorumdur. Hristiyanlığa göre isa mesihin içindeki ruh tanrının ruhu mudur? eğer böyleyse isa mesih tanrıdır evet ama aynı tanrıysa iki farklı halinde mi tapıyorsunuz? eğer böyleyse bu neden anlamlı? Hristiyanlığa göre isa mesih kul değildir, çok daha üstündür. tanrıdır. yani tanrı yeryüzüne mi inmiştir yoksa kendisinden yeni bir tanrı mı yaratmıştır yani oğlunu? eğer isa mesih tanrıysa ve üç günlüğüne ölüp kendisinin ve kendisinden önceki soydaşlarının bahsettiği kehaneti gerçekleştirdiyse bu insanın tanrıyı öldürebileceğini göstermez mi? böyle bir şey benim aklıma şahsen yatmadı ama bir Hristiyanın ağzından dinlemek isterim. isa mesih tanrı ise dirilmek için babasına ihtiyacı var mıydı? veya isa mesih aslında tek tanrının farklı bir hâli midir eğer öyleyse işler çok daha karmaşık hâle geliyor :)) bu sorularıma cevap aldıktan sonra birkaç sorumu daha yönelteceğim teşekkürler.
 
Öncelikle “su buhar, buz ve sıvı hâlde olur ama hepsi sudur” benzetmesi Hristiyan Üçlübirlik inancını doğru anlatmaz. Çünkü Hristiyanlıkta Tanrı bazen Baba, bazen Oğul, bazen Kutsal Ruh şeklinde görünen tek bir kişi değildir. Bu görüşe “modalizm” denir ve tarihsel Hristiyanlık tarafından reddedilmiştir, sapkın bir görüştür.

Hristiyan inancına göre tek Tanrı vardır. Bu tek Tanrı ezelden beri üç ayrı kişi olarak vardır: Baba, Oğul ve Kutsal Ruh. Üç Tanrı’ya değil, tek Tanrı’ya inanırız. Baba Tanrı’dır, Oğul Tanrı’dır, Kutsal Ruh Tanrı’dır; fakat Baba Oğul değildir, Oğul Kutsal Ruh değildir. Yani Tanrı’nın özü birdir, kişileri üçtür.

İsa Mesih, Tanrı’nın yarattığı yeni bir tanrı değildir. Hristiyanlık böyle bir şeye inanmaz. Oğul ezelîdir; yaratılmamıştır. Yuhanna 1:1’de şöyle denir: “Başlangıçta Söz vardı. Söz Tanrı’yla birlikteydi ve Söz Tanrı’ydı.” Sonra aynı bölümde bu Söz’ün beden aldığı söylenir. Yani Tanrı Oğlu, insan doğasını alarak dünyaya gelmiştir.

Bu nedenle “Tanrı yeryüzüne mi indi?” sorusuna şöyle cevap verebiliriz: Evet, ama bu, Tanrı’nın gökleri terk edip sınırlı bir varlığa dönüşmesi anlamında değildir. Tanrı Oğlu, Tanrılığını bırakmadan insan doğasını aldı. İsa Mesih tek kişidir ama iki doğaya sahiptir: gerçek Tanrı ve gerçek insan.

“İsa’nın içindeki ruh Tanrı’nın ruhu mudur?” sorusuna gelince: İsa sadece içine Tanrı’nın ruhu girmiş bir insan değildir. Bu daha çok bir peygamber anlayışına benzerdi. İsa’nın kendisi ezelî Tanrı Oğlu’dur. Aynı zamanda gerçek bir insan ruhuna ve bedenine sahiptir. Yani O, Tanrı tarafından kullanılan sıradan bir kul değil; beden almış Tanrı Oğlu’dur.

Çarmıhta olan şudur: İnsanlar Tanrı’nın ilahi doğasını öldürmedi. Çünkü Tanrı doğası ölümsüzdür. Fakat Tanrı Oğlu’nun aldığı gerçek insan bedeni gerçekten öldü. İsa gerçekten acı çekti, gerçekten öldü ve gerçekten dirildi. Bu, insanın Tanrı üzerinde güç sahibi olduğunu değil; Tanrı’nın günahkârları kurtarmak için kendisini alçalttığını gösterir.

“İsa dirilmek için Baba’ya ihtiyaç duydu mu?” sorusu da önemlidir. Kutsal Kitap dirilişi bazen Baba’ya, bazen Oğul’a, bazen Kutsal Ruh’a bağlar. Çünkü Tanrı’nın işleri üçlübirlik içinde gerçekleşir. Baba Oğul’u diriltir; Oğul kendi canını verme ve tekrar alma yetkisine sahiptir; Ruh da dirilişte etkindir. Bu, İsa’nın Tanrı olmadığı anlamına gelmez. Aksine, Tanrı’nın üç kişisinin kurtuluş işinde birlikte hareket ettiğini gösterir.

Özetle Hristiyanlar üç tanrıya tapmaz. İsa’yı da Tanrı’dan ayrı ikinci bir ilah olarak görmez. Biz tek Tanrı’ya taparız: Baba, Oğul ve Kutsal Ruh. İsa Mesih yaratılmış bir varlık değil, ezelî Tanrı Oğlu’dur; bizim kurtuluşumuz için insan olmuş, çarmıhta ölmüş ve üçüncü gün dirilmiştir.

Bu aklımızın ve düşüncemizin ötesindedir. Dolayısıyla bunu herhangi bir örnekle veya simgeyle açıklayamayız. Bunu açıklamaya çalışan tüm örnek ve simgeler yanlıştır.
 
Geri
Üst