Merhaba,
Yukarıda referansladığım ayetlerde de açıkça yazdığı gibi Tanrı'nın önünde her imanlı eşit durumdadır. Dolayısıyla sorduğunuz gibi Hristiyan olursanız İsraillilereden veya herhangi bir milletten ne daha aşağı olursunuz ne de daha yukarı olursunuz. Tanrı'nın hoşnut olduğu şey bir kişinin milleti değil, imanıdır.
Diriliş gerçekleşene dek İsa'nın misyonu Mesih'i bekleyen İsrail halkı arasındaydı. Ve diriliş gerçekleşene kadar hiç kimse Tanrı'nın İsrail dışında da kurtarış sağlayacağını düşünmüyordu ve beklemiyordu. İsrail halkı Tanrı'nın Mesih'i göndereceğini bekliyorlardı, ancak Mesih'i daha çok siyasi bir figür olarak bekliyorlardı ve geldiğinde tüm uluslara karşı savaşıp onları ulusların elinden kurtaracağını zannediyorlardı.
Ancak Mesih geldiğinde savaşmadı, tam tersine çarmıhta kendi canını sundu ve böylece Tanrı'ya giden yol tüm uluslara açılmış oldu. Diriliş sonrasında olan olayları okursanız birçok imanlı, elçiler dahil Tanrı'nın tüm ulusları İsrail'e dahil etmesine ve onlara kurtuluşu getirmesine şaşırıyordu. Hatta ilk Yahudi imanlıların bunu kabul etmesi için Kutsal Ruh tarafından eğitilmeleri ve yönlendirilmeleri gerekti. Çünkü İsrail halkı diğer uluslardan kişilere Tanrıtanımaz oldukları için dokunmazlar ve selam bile vermezlerdi. Bu yüzden de Mesih bu kadınla konuşunca ve hatta O'nun kızını iyileştirince de çok şaşırmışlardı.
"Köpek" benzetmesi ise aslında orijinal dilinde orijinal metne baktığınızda Türkçe'de olduğu gibi çok aşağılayıcı bir anlam ifade etmiyor. Aşağılayıcı anlam ifade eden kelimeyi değil, etmeyen bir kelimeyi (κυναρίοις) Mesih orada kullanmıştı. Türkçe'ye çevirince bu daha sert gözüküyor, çünkü Türkçe'de bunun yumuşak anlam ifade eden bir terimi yok. Evde beslenen minik köpekler için kullanılan ve negatif bir anlam ifade etmeyen bu kelimeyi Mesih kullandığında, kadının da verdiği tepkiye ve gösterdiği imana bakarsanız daha rahat görebilirsinz.