Kaç tane İncil var? Hristiyanlar hangi İncil kitabını kabul ediyor?

Solus Christus 

Moderatör
İncil, Arapça kökenli bir kelimedir. Orijinal adı Grekçe “evangelion” sözcüğünden gelir. Bu da “sevindirici haber” ve “müjde” anlamına gelir. Özellikle ülkemizde neden dört tane incil kitabının var olduğunu soran ve buna anlam veremeyen birçok kişi var. Bu müjde kitapları Matta, Markos, Luka ve Yuhanna kitaplarıdır. Dört tane müjde kitabının olmasından dolayı bu kitaplar arasında tutarsızlık olduğunu, aralarında farklar bulunduğunu söyleyen kişilerin sayısı hiç az değil. Bu yüzden neden dört müjde kitabı var ve hristiyanlar birden fazla kitabı nasıl kabul ediyorlar bunu açıklığa kavuşturmak gerekiyor.

Yaşadığımız kültür içerisinde daha iyi anlaşılır şekilde bu kitaplara bakacak olursak, bunları dört ayrı bölüm olarak söylememiz yanlış olmaz. Kutsal Kitap toplam 66 bölümden oluşur. Bunların ilk 39 bölümünü Eski Antlaşma kitapları, diğer 27 bölümünü ise Yeni Antlaşma kitapları oluşturur. Tevrat ve Zebur olarak da bilinen Eski Antlaşma bölümü Mesih’in doğumundan önceki dönemi yaratılıştan itibaren anlatırken, Yeni Antlaşma bölümü Mesih’in doğumu ve sonrasında gelişen olayları anlatır. İncil adını verilen, dört müjde kitabı da Yeni Antlaşma bölümünün ilk dört kitabıdır. Dolayısıyla müjde kitapları, Tanrı’nın Kutsal Kitabının bir parçasıdır. Ancak ülkemizde İncil kelimesi, tüm Yeni Antlaşma bölümü için de kullanılmaktadır.

Tanrı’nın Kutsal Kitap’ı oluştururken aynı olayların aktarımı için dört ayrı tanık seçmesinin belirli sebepleri vardır. Bu sebeplerden ilk olarak ele almamız gerekeni hukuki anlamdaki tanıklıktır. Kutsal Yasa’ya dayanan Yahudi hukuk sistemine göre bir olayın geçerliliğinin ispatı için tek kişinin tanıklığı geçersizdir. En az iki ya da üç kişinin tanıklılığı gerekir ki, Kutsal Kitap bu konuda net olarak dört tanık ortaya koymaktadır.

Matta, Markos, Luka ve Yuhanna kitapları dört müjde kitabını oluşturur. Bu kitaplar bizlere Mesih’in yaşamını, yaptıklarını, mucizelerini, öğretişlerini ve öğütlerini anlatır. Hepsinin ortak olarak anlattıkları olaylar olduğu gibi, farklı noktalara değinmişlikleri de vardır. Kitapların tümünde de Mesih’in yaptığı her şeye tam olarak değinilmez, ancak Ruh esiniyle yazılmış olan bu yazılarda bizlere yetecek, gerekli olan kadar her şey anlatılır. Dört müjde bize dört farklı müjde vermez. Hepsi aynı müjdeyi verir, aynı Mesih’i müjdelerler. Yazarlar dört farklı gözden olayları anlatırlar ancak temel nokta dördünde de aynıdır. Kitapların birbirleriyle aralarında bir anlaşmazlık, ayrım veya yorum farkı bulunmaz. Dolayısıyla dört müjde kitabı olsa da, verilen müjde mesajı tektir.

Dört incil kitabının amacı birbirleriyle aynı olan olayları anlatmak değildir. Eğer aynı olan olaylar anlatılacak olsaydı, tek bir kitap yazılır ve olaylara uzunca değinilirdi. Ancak dört müjdenin de yazıldığı hedef kitlesi açısından farklı anlatım şekilleri vardır. Örneğin Matta müjdesi bol bol Eski Antlaşma’dan alıntılar yaparak, Yahudi halkının anlayabileceği şekilde İsa Mesih’i müjdelemiştir. Bunun gibi Markos ise Romalıların anlayabileceği şekilde olayları anlatmıştır. Markos müjdesinde mucizelere çok yer vermiştir ancak benzetmelere az yer vermiştir. Luka’nın müjdesine baktığımızda Greklerin anlayabileceği şekilde olayları anlattığını görürüz. Yuhanna müjdesine baktığımızda ise daha genel bir anlatım, tüm diğer ulusların anlayabileceği türden evrensel bir dil kullanılmış olduğunu görürüz. Dolayısıyla bu kitaplar yazılış amaçlarıyla, Mesih’in müjdesini farklı uluslara, farklı ırklara anlatmak amacıyla yazılmıştır. Böylece her ulustan insan Mesih’in doğumunu, vaftiziyle görevine başlayışını, çarmıh yolundaki acılarını, günahlarımıza karşılık kurban oluşunu ve çarmıhtaki ölümünden üç gün sonra dirilişini duymuş olacaktır. Dört müjdenin verdiği en temel mesaj budur ve bu tüm Kutsal Kitap’ın en temel noktasıdır.

Dünyanın uçlarında, yaklaşık iki bin yıldır bir birinden olabildiğince farklı milyonlarca insan bu Kutsal Satırlar’ı okumuş ve aynı merkezi ışığı farklı kelimelerin yarattığı farklı kanallardan yüreğine almıştır. Kimisi Markos’un yalın anlatımı aracılığıyla İsa Mesih’in mucizevi işlerinden etkilenmiş, kimisi Yuhanna’nın sanatlı,harikulade anlatımıyla Mesih’in Tanrısallığı ile mest olmuş, Matta’nın anlatımıyla Mesih’le ilgili Eski Ahit peygamberliklerini keşfe çıkmış ve kimisi de Luka aracılığıyla tarihsel araştırma yapar ve binyıllardır el değmemiş tozlu parşömenleri aralarcasına Mesih’i bulmuş ve sevmiştir.

Bu bakış açıları ekseninde sadece yapmamız gereken Tanrı’ya yaptığı harika kurtuluş planı için,bizi öncesizlikten beri seçtiği ve kendine ayırdığı için,Oğlu Yeşua Mesih aracılığıyla bizi kurtardığı için ve Kutsal Kitap’ı aracılığıyla tüm bunları okumamızı ve yüreklerimize dokunarak anlamamızı sağladığı için teşekkür etmektir.

"Ot kurur, çiçek solar, ama Tanrımız'ın sözü sonsuza dek durur." -Kutsal Kitap, Yeşaya 40:8
 

Yuhanna

Yeni Üye
Esenlikler; bildiğim kadarı ile protestan - katolik - ortodoks bölümlerinde bir farklılık da vardır. Protestan kardeşlerimizin kullandığı Kutsal Kitap 66 bölümden ulaşmaktadır. Katolikler 72-73 ve Ortodokslar ise 74 veya 76 bölüm. Ama tam emin değilim. Sevgiler
 

Solus Christus 

Moderatör
Esenlikler; bildiğim kadarı ile protestan - katolik - ortodoks bölümlerinde bir farklılık da vardır. Protestan kardeşlerimizin kullandığı Kutsal Kitap 66 bölümden ulaşmaktadır. Katolikler 72-73 ve Ortodokslar ise 74 veya 76 bölüm. Ama tam emin değilim. Sevgiler

Merhaba,
Deuterokanonik (Apokrif) kitaplardan bahsediyorsunuz.
Bu kitaplar hakkında şöyle bir açıklama mevcut. Buraya koyuyorum:

"Apokrif (apocrypha) sözcüğü, Grekçe "saklı kitaplar" anlamına gelen '"apocryphos" sözcüğünden gelmiştir. Orijinal metin Grekçe yazılmıştır Bu kitaplar İ.Ö. 3. yüzyılda 70 kişilik bir ekip tarafından çevirisi yapılan Septuaginta'da bulunmaktadır.

Apokrif Kitapları, Mesih İsa'dan önceki yüzyıllarda yaşayan Yahudiler'in tarihi, yaşamı, düşüncesi, ibadeti ve dinsel gelenekleri konusunda değerli bilgiler vermek açısından çok önemlidir. Böylece Mesih İsa'nın hangi tarihsel ve kültürel ortamda yaşamını ve öğretisini sürdürdüğünü daha iyi anlayabiliriz.

Eski Antlaşma dönemiyle ilgili apokrif kitapların çoğunluğu İbranice ya da Aramice yazılmış olmalarına karşın, yalnızca Grekçe biçimleriyle elimize ulaşmışlardır. Bu da metinlerin Eski Antlaşma' nın ilk Grekçe çevirisi olan Septuaginta'da toplu olarak korunmasından kaynaklanmaktadır. Eski Antlaşma'nın İ.Ö. üçüncü yüzyılda yapılmaya başlanan ve dünyada o dönem en yaygın dil olan Grekçe 'deki bu çeviri çok kısa bir süre içinde yaygınlaşmıştır.

Roma Katolik Kilisesi 1546 yılında Trent Konsülü'nde bu kitapları Kutsal kitaplar'ın arasına almıştır. Katolikler söz konusu kitaplardan "Deuterokanonik" yani Kutsal Kitap listesine sonradan eklenmiş kitaplar olarak söz ederler. Ortodoks Kilisesi ise "Deuterokanonik" olarak adlandırdığı kitapları 1642 Yaş (Jassy) ve 1672 Yeruşalim konsüllerinde "Kutsal Yazılar' ın gerçek parçaları" olarak adlandırmıştır. Günümüzde birçok Ortodoks din bilgini Atanasyus ve Jerome'nin çizgisini izleyerek bu kitapların Kutsal Yazılar' ın diğer bölümlerinden daha az yetkili olduğunu kabul etmektedir. Apokrif Kitapları genellikle Eski Antlaşma 'nın evrensel olarak benimsenen kitapları arasında değerlendirilmez ve topluluk önünde ya da kilise tapınma hizmetinde birincil olarak kullanılmazlar. Yine de Apokrif Kitapları 'nın inanlıların kişisel çalışmaları ve gelişmeleri için yararlı olabilecekleri düşünülür.

Katolik Kilisesi Apokrif kitaplardan "Deuterokanonik" yani, Kutsal Kitap listesine sonradan eklenmiş kitaplar olarak söz eder. Protestanlar ise bu kitapları "Apokrifler" diye adlandırırlar. Martin Luther Apokrifler'e Kutsal Yazı gözüyle bakmamasına rağmen onların "okunması iyi ve yararlı kitaplar" olduğunu belirtmiştir.


Deuterokanonik (Apokrif) Kitapları tarihsel metinler, söylenceler, bilgelik sözleri, dua ve ezgiler, gelecek olaylarla ilgili metinlerden oluşur. Kitaplar sırasıyla, Tobit, Yudit, Ester (Eski Antlaşma'daki özgün metne bazı ekler içeren Grekçe çevirisi). Bilgelik, Sirak, Baruk, Yeremya'nın Mektubu, Azarya'nın Duası ve Üç Genç Adamın Ezgisi, Suzanna, Bel ve Ejderha, 1. Makabeler, 2.Makabeler, 3.Makabeler, 1.Esdras, 4.Ezra, Manaşşe'nin Duası, 151.Mezmur ve 4.Makabeler'dir."

Kaynak: Kitab-ı Mukaddes, Deuterokanonik Kitaplar Önsözü
 

Solus Christus 

Moderatör
Esenlikler; bildiğim kadarı ile protestan - katolik - ortodoks bölümlerinde...

Bununla beraber bazı Reform İnanç Açıklamaları şu şekilde yazar:
Belçika İnanç Açıklaması - Bölüm 6 –Kanon ve Apokrif Kitaplarının Farkı
Kutsal Kitap bölümlerinden ayrı tuttuğumuz apokrif kitaplar şunlardır: Esdras’ın üçüncü ve dördüncü kitapları;
Tobit, Yudit, Bilgelik, Sirak, Baruk kitapları; Ester’e Ekler; Üç Yahudi Çocuğun Şarkısı; Suzana’nın hikayesi; Bel ve Ejderha hikayesi; Manaşşe'nin Duası; İki adet Makkabe kitabı.

Kanona dahil kitaplar ile uyum içerisinde olduğu sürece kilise bu kitapları kesinlikle okuyabilir hatta bu kitaplardan öğrenebilir. Ancak bu kitapların verdiği tanıklık, İmana ya da Hristiyanlık inancına, imanımızın her hangi bir unsuruna katkıda bulunma vasfından aynı zamanda Kutsal Kitap’ın yetkisine gölge düşürme kudretinden uzaktır.
 

Alexios

Yeni Üye
İncil, Arapça kökenli bir kelimedir. Orijinal adı Grekçe “evangelion” sözcüğünden gelir. Bu da “sevindirici haber” ve “müjde” anlamına gelir. Özellikle ülkemizde neden dört tane incil kitabının var olduğunu soran ve buna anlam veremeyen birçok kişi var. Bu müjde kitapları Matta, Markos, Luka ve Yuhanna kitaplarıdır. Dört tane müjde kitabının olmasından dolayı bu kitaplar arasında tutarsızlık olduğunu, aralarında farklar bulunduğunu söyleyen kişilerin sayısı hiç az değil. Bu yüzden neden dört müjde kitabı var ve hristiyanlar birden fazla kitabı nasıl kabul ediyorlar bunu açıklığa kavuşturmak gerekiyor.

Yaşadığımız kültür içerisinde daha iyi anlaşılır şekilde bu kitaplara bakacak olursak, bunları dört ayrı bölüm olarak söylememiz yanlış olmaz. Kutsal Kitap toplam 66 bölümden oluşur. Bunların ilk 39 bölümünü Eski Antlaşma kitapları, diğer 27 bölümünü ise Yeni Antlaşma kitapları oluşturur. Tevrat ve Zebur olarak da bilinen Eski Antlaşma bölümü Mesih’in doğumundan önceki dönemi yaratılıştan itibaren anlatırken, Yeni Antlaşma bölümü Mesih’in doğumu ve sonrasında gelişen olayları anlatır. İncil adını verilen, dört müjde kitabı da Yeni Antlaşma bölümünün ilk dört kitabıdır. Dolayısıyla müjde kitapları, Tanrı’nın Kutsal Kitabının bir parçasıdır. Ancak ülkemizde İncil kelimesi, tüm Yeni Antlaşma bölümü için de kullanılmaktadır.

Tanrı’nın Kutsal Kitap’ı oluştururken aynı olayların aktarımı için dört ayrı tanık seçmesinin belirli sebepleri vardır. Bu sebeplerden ilk olarak ele almamız gerekeni hukuki anlamdaki tanıklıktır. Kutsal Yasa’ya dayanan Yahudi hukuk sistemine göre bir olayın geçerliliğinin ispatı için tek kişinin tanıklığı geçersizdir. En az iki ya da üç kişinin tanıklılığı gerekir ki, Kutsal Kitap bu konuda net olarak dört tanık ortaya koymaktadır.

Matta, Markos, Luka ve Yuhanna kitapları dört müjde kitabını oluşturur. Bu kitaplar bizlere Mesih’in yaşamını, yaptıklarını, mucizelerini, öğretişlerini ve öğütlerini anlatır. Hepsinin ortak olarak anlattıkları olaylar olduğu gibi, farklı noktalara değinmişlikleri de vardır. Kitapların tümünde de Mesih’in yaptığı her şeye tam olarak değinilmez, ancak Ruh esiniyle yazılmış olan bu yazılarda bizlere yetecek, gerekli olan kadar her şey anlatılır. Dört müjde bize dört farklı müjde vermez. Hepsi aynı müjdeyi verir, aynı Mesih’i müjdelerler. Yazarlar dört farklı gözden olayları anlatırlar ancak temel nokta dördünde de aynıdır. Kitapların birbirleriyle aralarında bir anlaşmazlık, ayrım veya yorum farkı bulunmaz. Dolayısıyla dört müjde kitabı olsa da, verilen müjde mesajı tektir.

Dört incil kitabının amacı birbirleriyle aynı olan olayları anlatmak değildir. Eğer aynı olan olaylar anlatılacak olsaydı, tek bir kitap yazılır ve olaylara uzunca değinilirdi. Ancak dört müjdenin de yazıldığı hedef kitlesi açısından farklı anlatım şekilleri vardır. Örneğin Matta müjdesi bol bol Eski Antlaşma’dan alıntılar yaparak, Yahudi halkının anlayabileceği şekilde İsa Mesih’i müjdelemiştir. Bunun gibi Markos ise Romalıların anlayabileceği şekilde olayları anlatmıştır. Markos müjdesinde mucizelere çok yer vermiştir ancak benzetmelere az yer vermiştir. Luka’nın müjdesine baktığımızda Greklerin anlayabileceği şekilde olayları anlattığını görürüz. Yuhanna müjdesine baktığımızda ise daha genel bir anlatım, tüm diğer ulusların anlayabileceği türden evrensel bir dil kullanılmış olduğunu görürüz. Dolayısıyla bu kitaplar yazılış amaçlarıyla, Mesih’in müjdesini farklı uluslara, farklı ırklara anlatmak amacıyla yazılmıştır. Böylece her ulustan insan Mesih’in doğumunu, vaftiziyle görevine başlayışını, çarmıh yolundaki acılarını, günahlarımıza karşılık kurban oluşunu ve çarmıhtaki ölümünden üç gün sonra dirilişini duymuş olacaktır. Dört müjdenin verdiği en temel mesaj budur ve bu tüm Kutsal Kitap’ın en temel noktasıdır.

Dünyanın uçlarında, yaklaşık iki bin yıldır bir birinden olabildiğince farklı milyonlarca insan bu Kutsal Satırlar’ı okumuş ve aynı merkezi ışığı farklı kelimelerin yarattığı farklı kanallardan yüreğine almıştır. Kimisi Markos’un yalın anlatımı aracılığıyla İsa Mesih’in mucizevi işlerinden etkilenmiş, kimisi Yuhanna’nın sanatlı,harikulade anlatımıyla Mesih’in Tanrısallığı ile mest olmuş, Matta’nın anlatımıyla Mesih’le ilgili Eski Ahit peygamberliklerini keşfe çıkmış ve kimisi de Luka aracılığıyla tarihsel araştırma yapar ve binyıllardır el değmemiş tozlu parşömenleri aralarcasına Mesih’i bulmuş ve sevmiştir.

Bu bakış açıları ekseninde sadece yapmamız gereken Tanrı’ya yaptığı harika kurtuluş planı için,bizi öncesizlikten beri seçtiği ve kendine ayırdığı için,Oğlu Yeşua Mesih aracılığıyla bizi kurtardığı için ve Kutsal Kitap’ı aracılığıyla tüm bunları okumamızı ve yüreklerimize dokunarak anlamamızı sağladığı için teşekkür etmektir.

"Ot kurur, çiçek solar, ama Tanrımız'ın sözü sonsuza dek durur." -Kutsal Kitap, Yeşaya 40:8
İncil, Tanrı'nın gönderdiği kitap değildir. İncil, İsa'nın yaşamına ve sözlerine tanıklık eden öğrencileri tarafından yazılmıştır. Bu 4 İncil'deki Tanrı sözlerine ve olaylara öğrenciler tanıklık yapmıştır. Aralarında en ufak bir çelişki yoktur ve her İncil yazarı, moderatörün de çok güzel bir şekilde açıkladığı gibi, farklı noktalardan açıklamışlardır.
 
Yeni Konu Aç | Soru Gönder Yeni konu başlığı oluşturmak için tıkla!
Mesih’ten işittiğimiz ve şimdi size ilettiğimiz bildiri şudur: Tanrı ışıktır, O’nda hiç karanlık yoktur. O’nunla paydaşlığımız var deyip de karanlıkta yürürsek, yalan söylemiş, gerçeğe uymamış oluruz. (1.Yuhanna 1:5-6)
Üst