Mezhep seçerken nelere dikkat etmek lazım?

Mahresi

Yeni Üye
Merhaba, 1 yıldan uzun bir süredir imanlıyım. Mezhepleri uzun zamandan beri inceliyorum. Ama hangi mezhebi sececeğime bir türlü karar veremiyorum. 2 aydan beri bir Katolik Kilisesine gidiyorum. Ama kafam hala karışık? Mezhep seçerken neye önem vermek gerekir?
 

Solus Christus 

Moderatör
Merhaba,
Eğer İsa Mesih'i Rab ve kurtarıcınız olarak kabul ettiyseniz, Tanrı Oğlu'na yürekten imanınız varsa bu en önemli şeydir. Tanrı önümüze seçmemiz için mezhepler koymadı. Bir mezhep seçmek zorunda değilsiniz. Çünkü mezhepler sizi kurtaramaz.

Size tavsiyem o ya da şu mezhep daha hoşuma gitti, bu mezhebi seçmeliyim tarzında da yaklaşmayın. Aynı zamanda Kutsal Kitap bize insan yüreğinin aldatıcı olduğundan bahseder (Yeremya 17:9) ve dolayısıyla hislerinizle hareket etmek de sizi yanıltacaktır. Hangi mezhep olursa olsun, ne öğretiyorlarsa öğretsinler bunu Kutsal Kitap süzgecinden geçirmeniz gerekiyor.

Katolik kilisesine katıldığınızı söylemişsiniz. Eğer Papa'nın yanılmazlığına inanıyorsanız ve Katolik Kilisesinin yetkisini kabul ediyorsanız, bu yetkiyi Kutsal Kitap'ta da görüyorsanız -veya görmenizin gerekmediğine inanıyorsanız- o zaman Katolik mezhebinde karar verebilirsiniz.

Ancak eğer Kutsal Kitap'ın Tanrı Sözü olarak en üst yetkiye sahip olduğunu ve kilisenin de Tanrı Sözü olan Kutsal Kitap otoritesinin altında olması gerektiğine inanıyorsanız Reform Protestan mezhebini incelemelisiniz.

Bu değerlendirmeniz gereken kriterlerden sadece bir tanesi. Sadece iman ile kurtuluş, Meryem Ana ve Azizlere dua konusu, aklanma, lütuf öğretisi gibi kavramlara bakış açınız nedir? Mezhepsiz olmayı tercih ediyorum bile dediğinizde, bunlara bakış açınız sizi bir mezhebin adı altına zaten sokuyor.

Dolayısıyla odaklanmanız gereken şey hangi mezhebi seçeceğim sorusu değil, ben bu konuda neye nasıl inanıyorum sorusudur. Neye nasıl inanacağınızı da insanlardan değil, Kutsal Kitap'ta Tanrı Sözü'nden okuyarak öğrenin. Size tavsiyem, her şeyden öne Tanrı Sözü ne diyor buna kulak verin.

Unutmayın ki kendisine her katolik veya ortodoks diyen aynı katolik veya ortodoks yoruma sahip değil. Ve her protestan diyen de aynı protestan yoruma sahip değil. Her mezhebin içerisinde de ayrılan birçok görüş var.

Esenlikler diliyorum.
 

Eternity

Yeni Üye
Kutsal yazılara hangi mezhebin daha uygun davrandığına, ilk Hristiyanların ibadet şekillerine ve tabi ki vicdan olarak kendini hangi mezhebe daha yakın hissettiğine bakmalısın. Mezhep seçimi temelde Hristiyan olduğun gerçeğini değiştirmez ancak tamamen önemsizdir diyemeyiz. Genellikle ibadet ritüelleriyle ilgili farklılıklar vardır. Esenlikler.
 

Yuhanna

Yeni Üye
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Sevgili kardeşim, ilk sırada mezhepleri ayrı ayrı araştırmanızı ve daha sonra bu mezheplerin ayinlerine katılmanızı öneririm. Size yakın olan mezhep - öğretisini seçip peder / pastör ile görüşüp o mezhebe mensup olabilirsiniz. Tabi her mezhebin giriş prosedürleri mevcuttur. Rabbin esenliği üzerinizde olsun.
 

Pavlus

Yeni Üye
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Reform Protestan, Presbiteryen Kilisesi hakkında araştırmanızı tavsiye ederim. Araştırmalarınız ve deneyimleriniz ne bilmiyorum ama eğer Meryem Ana konusunda ve Papa konusunda Katolik ve Ortodoks gibi düşünüyorsanız ve Kutsal Kitap'ı tek geçerli rehber olarak kabul etmiyorsanız o zaman bir şey diyemem.

Yinede Ortodoks Apostol kardeşin dediği gibi mezhepler sadece yoldur ve imanınız sizi kurtaracak.
 

Yuhanna

Yeni Üye
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Sevgili kardeşim, bu seçiminiz için tebrik ederim. Elçisel kilise ayinlerine devamlı katılın. Ordeki incil derslerine katılmanız için pederler ile görüşün. Iki mezhebi araştırmak için kendinize zaman verin. Gerekirse sorularınız mevcut ise, gene burda forum'umuzda sorularınızı bize aktarabilirsiniz. Size yardımcı olacağımızdan emin olabilirsiniz. Sevgiler
 
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
"Mesih'in yaptığı daha başka çok şey vardır bunlar tek tek yazılsaydı yazılan kitaplar dünyaya sığmazdı."
Yuhanna 21:25

Bu ayetten anlıyoruz ki İncil'de her şey yazmaz. Bunların yazılı olmayanları da binlerce yıllık bir kültürle altarılan "Paradosis" (kutsal gelenek)tir. İncil tek kaynak değil, en önemli kaynaktır. Paradosis'i hiçe saymak 1700 yıldır Hristiyanların hristiyanlığı anlamadığını söylemektir kannımca.
 
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
İki mezhep arasında kaldıysanız size önerim hangisinin seneler içinde öze sadık kaldığına ve incille çelişmediğine bakın. İsa "Kılıcını indir, kılıç çekenler kılıçla yargılanacak." diyorken, Kitab-ı Mukaddes, "Size karşı eziyet edenlere lanet etmeyin, iyilik dileyin. Mümkün olduğunca herkesle barış içinde yaşayın." diyorken, Haçlı Seferleri yapan, 19. Yüzyılda hala kiliseyi reforme eden Katolik mezhebinin havarisel çizgide olmadığını düşünüyorum. Büyük bölünmeden önce hangi Patrik "Ben tek otoriteyim." diyordu? Hangi kilisede heykel vardı? (Oyma put yapmayacaksın) Hangi kilise sadece Latince kullanacaksın diyor, parayla af belgesi satıyordu. Zannımda katoliklik apostolik geleneği kamuflaj olarak kullanmış, siyasi doktrinlere din kılıfı uyduran insanların elinde oyuncak olmuştur. Lakin karar sizin.
 

Solus Christus 

Moderatör
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Bu yazdığınıza kesinlikle katılmıyorum.
İncil'de -Kutsal Kitap'ta- bilmemiz gereken her şey yazar. Kutsal Kitap'ta yazmayan şeyler ise Tanrı'nın bilmemizi gerek görmediği şeylerdir. Tanrı ile ilgili bilmemiz gereken her şeyi Kutsal Kitap'tan okuruz ve bunun üzerine bir söz söylemek, buna bir söz eklemek veya bunu düzeltmek kimsenin haddi değildir. Hiçbir şey Tanrı'nın bize konuştuğu özel vahyi olan Kutsal Kitap'tan daha üst bir otoriteye sahip değildir.

Yuhanna'nın yazdığı "Mesih'in yaptığı daha başka çok şey vardır bunlar tek tek yazılsaydı yazılan kitaplar dünyaya sığmazdı." sözü çıkarttığınız anlamı ifade etmez. Mesih elbette Kutsal Kitap'ta okuduğumuzdan çok daha fazlasını yapmıştır. Ancak yalnızca Tanrı'nın bilmemizi uygun gördüğü ve yeterli gördüğü kadarını biz okuyoruz ve biliyoruz. Gelenekler ve sözlü aktarım yanılabilir, ancak Kutsal Kitap asla. Ve bunlar hiçbir şekilde Kutsal Yazıların dengi değildir.
 

Alexios

Yeni Üye
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Havari Yuhanna, İncil'in yetersiz olduğunu ifade etmek için o ifadeleri kullanmış olamaz. İsa'nın kendileri ile birlikte olduğu zaman aralığında tüm tanıklıkları yazmaya kalksa, yazılacak kitaplar Dünya'ya sığmazdı anlamında kullanıyor. Elçisel ortodoks kilisesi, sadece yazılı olanları değil aynı zamanda kilise babalarının uygulamalarını da aynen kabul eder. Bu konuda Havari Pavlus'un sözleri var.
 

Alexios

Yeni Üye
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Pavlus'un Selanikliler-2 de :
Dayanın
13Ama biz, ey Rab'bin sevdiği kardeşler, sizler için her zaman Tanrı'ya şükran borçluyuz. Çünkü Tanrı, Ruh aracılığıyla kutsal kılınıp gerçeğe inanarak kurtulmanız için sizi ta başlangıçtanseçti. 14Rabbimiz İsa Mesih'in yüceliğine kavuşmanız için, bildirdiğimiz Müjde'yle sizi bu kurtuluşa çağırdı. 15Öyleyse dayanın, kardeşlerim! İster sözle ister yazı ile, size ilettiğimiz öğretilere sımsıkı tutunun.
 

Refai

Yeni Üye
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Peki Sola Scriptura öğretisi, yani sadece Kutsal Kitap öğretisi Kutsal Kitap'ta geçer mi? Aynı şekilde Teslis inancı Kutsal Kitap'ta yer alır mı? Protestanların bu savına genellikle Katolik ve Ortodoks Hristiyanlar bu şekilde cevap veriyor. Siz ne düşünüyorsunuz? Birinci soruya yanıt olarak 2. Timoteus 3:16-17. ayetlerini kanıt olarak gösteriyor Protestanlar ama Sola Scriptura için sadece bu ayet yeterli mi bilemiyorum.
 

Solus Christus 

Moderatör
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Kutsal Kitap, Tanrı'nın Sözü'dür ve geçmişten günümüze Tanrı bize bu kitaptaki sözler aracılığıyla konuşur. Sola Scriptura, yani "sadece ve yalnızca Kutsal Yazılar" doktrinini doğrulayan zaten Kutsal Kitap'ın kendisidir. Kutsal Kitap'ın hiçbir yerine Tanrı benim sözüm yetersizdir veya eksiktir dememiştir. Kutsal Yazıların belli bir amacı vardır. Bize Tanrı'nın kim olduğunu tanıtır, neyin iyi neyin kötü olduğunu ve günahımızı gösterir ve Tanrı'nın sağladığı kurtuluşu müjdeler. Kutsal Kitap her konu hakkında her şeyi yazmaz, ancak ihtiyacımız olan her şeyi Kutsal Kitap'ta buluruz. Yazmadığı kavramlar hakkında da yorum yaparken yine Kutsal Kitap'taki prensiplerden yararlanırız.

Tanrı’nın yüceliği, insanın kurtuluşu, iman ve yaşama ilişkin Tanrı’nın tüm isteği, Kutsal Yazılar’da ya açık bir dille belirtilmiştir ya da gerekli ve iyi sonuçlar çıkartılabilecek bir şekilde yazılmıştır. Ruh’un sözde yeni vahiyleri ya da insanların gelenekleri aracılığıyla Kutsal Yazıya hiçbir zaman hiçbir şey eklenemez. (WIA 1.6)
 

Solus Christus 

Moderatör
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Eğer hristiyan olmaya dair her şeyi İncil'den öğrenemiyorsanız bu İncil'in yetersiz olduğunu söylediğiniz anlamına gelir. Çünkü eğer İncil sizin için yeterli olsaydı, o zaman İncil haricinde bir yoruma veya geleneğe başvurmak zorunda kalmazsınız. Geleneklerden gelen şeyler iyi olabilir, kötü olabilir. Doğru olabilir veya yanlış olabilir. Bunun kesin bir hükmü yoktur. Ancak Kutsal Kitap'ta yazan şeyler Tanrı'nın Sözü'dür ve kesinlikle doğru ve iyidir. Ve eğer bu kitabın Tanrı Sözü olduğuna inanıyorsanız, Tanrı Sözü her şeyin üzerinde yetkilidir. Eğer her şeyin üzerinde yetkili olduğuna inanmıyorsanız da o halde Tanrı'nın Sözü'nün yetkisini kabul etmeme gibi bir hataya düşersiniz.

Kaldı ki kiliseye tarihte gelenek adı altında sokulmuş birçok pagan öğretisi, grek felsefesi ve çeşitli ideolojiler bulunuyor. Bunların tarihte belli bir kesim tarafından kiliseye sokulup -sözlü gelenek olarak- aktarılmış olması bunu Tanrı Sözü yapmaz. Tanrı Sözü'ne uygun olan gelenekler elbette sorun yaratmaz ve yaratmıyor. Sorun olan şey Kutsal Kitap'a zıt olup gelenek adı altında kiliseye sokulan kavramlardır.

Kutsal Yazılar’daki her şey kendi içerisinde sade değildir ya da herkes için eşit derecede açık olarak algılanmayabilir. Ancak kurtuluş için bilinmesi, iman edilmesi ve gözetilmesi gereken konular öylesine açık bir dille gözler önüne serilmiş ve birbirini destekleyen ayetlerle sergilenmiştir ki, yalnızca okumuş (aydın) insanlar değil, eğitimsiz olan kişiler tarafından da doğal yolların doğru bir şekilde kullanılmasıyla anlaşılabilir. (WIA 1.7)

Bizler, Tanrı’nın Sözü’ne onu ilk okuyanlar ve yorumlayanlarmış gibi yaklaşmalıyız. Aslında, Kutsal Yazılar’ın gerçeklerine tanıklık eden 2000 yıllık çalışmadan, araştırmadan ve yorumlardan da yararlanırız. Dolayısıyla tarihi reddetmek gibi bir durum söz konusu olamaz.

Yani, Kilise tarihi, Kutsal Kitap yorumlarımızı tarihsel konseylerin, tanınmış kilise önderlerinin, teologların veya öğretmenlerin yolunda tutmanın yanı sıra, Kutsal Kitap çalışmalarını doğrulamada başvurduğumuz değerli bir araçtır. Burada da ölçüt yine Kutsal Kitap'tır.
 

Yuhanna

Yeni Üye
Sevgili moderatör kardeşim, temel olarak haklısınız. Zaten bütün Hristiyanların birinci sırada rehberi KK'tır. Ama dikkat edilmesi ve görmemezlikten gelinmemesi bir sürü inancımızda bulunan ama KK'ta yer almayan bayramlar, adetler vesaire mevcuttur. Misal; noel bayramı. Bu bayramı ayrı tarihlerde de olsa tüm Hristiyanlar bunu kutlar. İsa Mesih'ten sonra incilin yazılmasına kadar epey bir süre geçmiş. Bu süre içerisinde Hristiyanlar nasıl inançlarını uygulayabildiler? Elbet kilise babaların vastası ile. Dolayısıyla biz ortodokslar buna inanıyoruz. Sevgiler
 

Solus Christus 

Moderatör
Başlığa verilen yanıtları görebilmek için lütfen Giriş Yap veya Kayıt Ol bağlantısına tıkla.
Bu konuyla ilgili tartışma elbette uzun sürer. Ancak yazdığım son mesajda da dediğim gibi kilise tarihinden öğrenebileceğimiz çok şey var ve bunlar gereklidir. Ancak Kutsal Kitap ile eşit bir yetkiye sahip değildir. Örneğin verdiğiniz örnek Noel'di. Noel'i hepimiz kutlarız, ancak Kutsal Kitap'ta Noel Bayramı görmüyoruz. Bu gelenek bir şekilde kilisenin kutladığı bir bayram haline geldi ve Mesih'in doğuşunun müjdelendiği, Kutsal Kitap'a ters düşmeyen, yararlı bir gelenek oldu. Dolayısıyla bu gibi şeylerde elbette sorun yok. Benim bahsettiğim şeyler Kutsal Kitap öğretisine ve prensiplerine ters olan gelenek ve öğretişlerle ilgilidir.

Konu daha fazla uzamasın diye burada noktalayacağım.
Esenlikler ve sevgiler diliyorum.
 
Birbirinizi sevin. Sizi sevdiğim gibi siz de birbirinizi sevin. Birbirinize sevginiz olursa, herkes bununla benim öğrencilerim olduğunuzu anlayacaktır. (İncil, Yuhanna 13:34-35)
Online Kutsal Kitap Tevrat, Zebur ve İncil okumak için tıkla!
Üst